Fethiye Kiralık Villa Deneyimi

Geçen yaz Fethiye'ye geldiğimde hava o kadar güzeldi ki, hemen Ölüdeniz'in o meşhur turkuaz sularını görmek istedim. Bu seyahatte konaklama için villanerede.com üzerinden bir yer kiraladık, oldukça memnun kaldık ama bu yazıda daha çok gezdiğim yerlerden bahsedeceğim. Fethiye kiralık villa seçenekleri arasından birini seçtik ve hafta boyunca buradan çevreyi keşfettik.
Villamız Ölüdeniz plajına yaklaşık 4 km mesafedeydi. Dalaman Havalimanı'na 62 km, Fethiye otogarına ise 7 km uzaklıktaydı. Restoran ve marketlere çok yakındık, yürüme mesafesinde birkaç yer vardı. Plaja araçla 10-15 dakika sürüyordu. İlk gün villa yerleştikten sonra hemen Ölüdeniz'e gitmek istedik ama önce biraz dinlenmek daha mantıklı geldi. Yolculuktan sonra biraz yorgunduk ve villada kendimizi toparlamak istedik.
Fethiye'ye ilk geldiğimde gözlerime inanamadım. O turkuaz renk, o berraklık gerçekten muhteşemdi. Hava sıcak ama rüzgar ferahlatıyordu. Ölüdeniz'in manzarası kartpostal gibiydi. Bu hafta boyunca hem deniz hem de doğa aktiviteleri yapma şansı buldum. Fethiye gerçekten Türkiye'nin en güzel yerlerinden biri, özellikle doğa severler için cennet gibi bir yer. Burada geçirdiğim hafta boyunca her gün farklı bir güzellik keşfettim ve her biri beni çok etkiledi.
Ölüdeniz Kumburnu Plajı

İlk gün sabah erkenden kalktık ve direkt Kumburnu'na gittik. Fethiye kiralık villa deneyimimiz sırasında buraya ulaşmak çok kolaydı çünkü villamız Ölüdeniz'e yakındı. Kumburnu tarafında en son Lagün kısmına gittik çünkü diğer tarafları dalgalı olabiliyordu hem de lagün kısmı daha güzeldi. Kumburnu'na yaya olarak giriş ücreti 100 TL ödedik. Otomobil için 500 TL vardı ama biz yürüyerek gittik. Girişte bilet alıp içeri girdik. Girişteki görevliler çok nazikti, bize hangi kısımda yüzmemizi önerdiklerini söylediler.
Lagünün o sakin sularını görünce gerçekten büyülendim. Su o kadar berraktı ki, deniz altındaki renkli dünyayı çıplak gözle görebiliyordum. Kumburnu dalgasızdı ve caretta carettalar görülebiliyordu, bu da ayrı bir güzellik katıyordu. Şnorkel taktığımda bambaşka bir dünyaya adım atmış gibiydim. Renkli balıklar, deniz yıldızları ve diğer deniz canlıları gerçekten büyüleyiciydi. Su altındaki renkli dünya gerçekten nefes kesiciydi, saatlerce yüzebilirdim. Lagünde yüzme için en uygun saatler sabah erken saatler ve öğleden sonraydı. Öğle saatlerinde kalabalık olabiliyordu ama biz sabah gittiğimiz için çok sakin ve huzurluydu. Sabah saatlerinde lagün gerçekten çok daha güzeldi, hem kalabalık yoktu hem de su daha sakin ve berraktı.
Kumburnu'nda bize göre dünyanın en iyi lokasyona sahip Starbucks'ı vardı. Sosyal medyada sürekli görüyorduk bu meşhur Starbucks'ı, mutlaka gitmek istiyorduk. Deniz kenarında, lagün manzarası eşliğinde kahve içmek gerçekten harika bir deneyimdi. Manzara gerçekten muhteşemdi, fotoğraf çekmeden edemedik. Özellikle sabah saatlerinde çok güzel bir atmosfer vardı. Kahve fiyatları normaldi, manzaraya göre çok makul. Burada oturup lagünü seyretmek gerçekten huzur vericiydi.

Beach of Lagoon kısmını tercih ettik. Şezlong ve şemsiye kiralama hizmetleri de mevcuttu ama biz bunları almadık, direkt havlumuzu serip yattık. Duş, tuvalet ve otopark gibi ek hizmetlerden faydalandık. Plajda çok temizdi, bakımlıydı. Özellikle duşlar çok iyiydi, yüzdükten sonra temizlenmek çok rahatlatıcıydı. Plajın genel bakımı gerçekten iyiydi, her şey düzenli ve temizdi. Burada geçirdiğimiz zaman gerçekten çok keyifliydi ve kesinlikle tekrar gelmek istiyoruz.
Ölüdeniz gezilecek yerler hakkında daha detaylı bilgi için rehberimize göz atabilirsiniz.
Belcekız Plajı

İkinci gün Belcekız Plajı'na gittik. Fethiye kiralık villa seçenekleri arasından seçtiğimiz yerden buraya ulaşmak çok kolaydı. Belcekız Plajı, Ölüdeniz'in merkezinde yer alan, genellikle "Ölüdeniz Plajı" olarak bilinen turkuaz renkli bir halk plajı. Plajın uzunluğu yaklaşık 3 kilometre ve genişliği yer yer 100 metreyi buluyor. Belcekız Plajı'nın zemininde kum değil, taşlı bir yapı var ama ayakları acıtmıyor çünkü taşlar büyük ve oval.
O gün maalesef çok yüzemedik çünkü deniz çok dalgalıydı. Deniz zaten 8-10 adımda derinleşiyordu, bir de üstüne çok dalgalıydı. Suyun çok güzel turkuaz bir rengi vardı ama dalgalar yüzmemize izin vermedi. Sadece kıyıda oturup denizi seyrettik. Belcekız biraz daha turistlere hitap ediyor ve o gün de oldukça kalabalıktı. Özellikle öğle saatlerinde plaj gerçekten doluydu, yer bulmak zordu.
Park yeri bulmak çok zor olabilir, bu yüzden erken saatlerde gitmiştik. Biz şanslıydık, erken gittiğimiz için yer bulduk. İster havlu atabilirsiniz ister şezlong şemsiye kiralayabilirsiniz. Biz çakılın üzerine havlumuzu atıp yattık, hem denize daha yakın olduk hem de daha ekonomik bir seçenek oldu. Şezlong fiyatları biraz pahalıydı, bizim için gerekli değildi.
Yamaç paraşütü yapanların iniş, tekne turlarının ise kalkış noktası olarak öne çıkan Belcekız Plajı, sahil boyunca uzanan kordonuyla da ünlü. Kordondaki kafe ve restoranlarda uzun bir mola verdik. Deniz dalgalı olduğu için plajda çok kalamadık ama kordonda vakit geçirmek de güzeldi. Kordondaki restoranlarda yemek yedik, fiyatlar biraz pahalıydı ama manzara güzeldi. Özellikle akşam saatlerinde kordon çok güzel bir atmosfere sahip.

Babadağ

Üçüncü gün sabah erkenden Babadağ'a çıkmaya karar verdik. Babadağ yaklaşık 2 bin metre yüksekliğiyle Ölüdeniz'e tepeden bakıyor. Fethiye kiralık villa seçenekleri arasından seçtiğimiz yer Babadağ'a yakındı, bu yüzden buraya ulaşmak çok kolaydı. Sabah 07:00'de kalkış noktasına gittik ve yaklaşık 30 dakika süren bir yolculuktan sonra Babadağ'a ulaştık. Yol biraz virajlıydı ama manzara o kadar güzeldi ki yolculuk çok keyifli geçti.
Zirveye teleferikle çıkmak da ayrı bir deneyimdi. Teleferik ücreti kişi başı yaklaşık 500 TL civarındaydı ama manzaraya değerdi. Yol boyunca çam ağaçları ve manzara gerçekten güzeldi. Teleferikle çıkarken aşağıdaki Ölüdeniz'in turkuaz sularını görmek gerçekten muhteşemdi. Teleferik yolculuğu yaklaşık 10-15 dakika sürdü ve her saniyesi keyifliydi.
Zirveye vardığımızda Ölüdeniz'e tepeden bakmak gerçekten unutulmaz bir deneyimdi. Yamaç paraşütü yapmadık ama zirvedeki manzarayı görmek bile yeterliydi. Tepedeki restoranda kahvaltı yaptık ve manzarayı seyrettik. Kahvaltı fiyatları biraz pahalıydı ama manzaraya değerdi. Zirvede hava biraz serindi ama güneş varken çok güzeldi. Özellikle gün batımı saatlerinde buradan manzara gerçekten nefes kesici olmalıydı ama biz sabah gittik. Sabah saatlerinde de manzara muhteşemdi, özellikle güneş doğarken çok güzel bir ışık vardı. Zirvede saatlerce kalabilirdik, manzara o kadar güzeldi ki. Ölüdeniz'in turkuaz sularını tepeden görmek gerçekten unutulmaz bir deneyimdi.
Babadağ'da yamaç paraşütü yapanları izlemek de ayrı bir deneyimdi. Gökyüzünde süzülürken aşağıdaki manzarayı görmek gerçekten harika olmalı. Bir dahaki sefere belki yamaç paraşütü yapmayı düşünürüz ama bu sefer sadece manzarayı izlemekle yetindik. Yamaç paraşütü yapanları izlerken gerçekten heyecanlandık, belki bir dahaki sefere deneyebiliriz.
Babadağ yamaç paraşütü hakkında daha detaylı bilgi için rehberimize göz atabilirsiniz.
Kelebekler Vadisi

Dördüncü gün Kelebekler Vadisi'ne tekne turuyla gitmeye karar verdik. Fethiye kiralık villa deneyimimiz sırasında Ölüdeniz sahilinden kalkan teknelerle vadiye ulaşmak mümkün. Tekne turu fiyatları kişi başı yaklaşık 1.600-2.000 TL civarındaydı ama vadinin güzelliğine değerdi. Tekne turu yaklaşık 20 dakika sürdü ve vadiye vardığımızda öğle saatleriydi. Tekne yolculuğu sırasında çevredeki koyları ve adaları görmek de çok güzeldi.
Kelebekler Vadisi gerçekten büyüleyiciydi. İki tarafı dik kayalıklar, çakıllı plajı ve derin bir kanyonu vardı. Şanslıydık çünkü kanyonun derinliğinde şelaleyi görebildik. Su o kadar soğuktu ki, içine girmek cesaret istiyordu ama o kadar ferahlatıcıydı ki çıkmak istemedik. Şelalenin altında yüzmek gerçekten unutulmaz bir deneyimdi. Şelalenin sesi ve suyun soğukluğu gerçekten ferahlatıcıydı.
Vadiye tekneyle girmek en güvenli yol. Dağdan iple inmek oldukça tehlikeli ve her yıl kazalar oluyor. Biz tekne turunu tercih ettik ve çok memnun kaldık. Vadiye vardığımızda biraz kalabalıktı çünkü öğle saatleriydi. Sabah erken saatlerde veya akşam üstü gitmek daha iyi olurmuş ama bizim zamanımız öğle saatlerine denk geldi. Öğle saatlerinde günübirlik turlar geldiği için vadi biraz kalabalık oluyor ama yine de çok güzeldi.
Vadide kamp ve glamping konaklaması için imkanlar da var. Vadinin doğal güzelliği gerçekten görülmeye değer. Eğer daha uzun süre kalmak isterseniz bu seçenekleri de değerlendirebilirsiniz. Vadideki atmosfer gerçekten özel, özellikle akşam saatlerinde çok daha huzurlu olmalı.

Kelebekler Vadisi tekne turu hakkında daha detaylı bilgi için rehberimize göz atabilirsiniz.
Akvaryum Koyu

Beşinci gün 12 Adalar tekne turuna katıldık. Fethiye kiralık villa seçenekleri arasından seçtiğimiz yerden tekne turlarına katılmak çok kolaydı. Bu tur sırasında Akvaryum Koyu'na da uğradık. Akvaryum Koyu gerçekten adını hakkını veriyor. Su o kadar berrak ki, gerçekten bir akvaryum gibi görünüyor. Şnorkel taktığımda renkli balıkları, mercanları ve deniz altındaki diğer canlıları yakından görebiliyordum. Su altı dünyası gerçekten büyüleyiciydi, saatlerce yüzebilirdim.
Koyun sığ suları çocuklu aileler için ideal ama ben derin kısımları tercih ettim. Her koyda yüzme molası veriliyor ve bu koyda en uzun süre kaldık. Suyun rengi gerçekten muhteşemdi, turkuazın her tonunu görebiliyordum. Bu koyda yüzmek gerçekten harika bir deneyimdi. Fethiye havuzlu villa seçenekleri de var ama ben denizde yüzmeyi tercih ediyorum, özellikle böyle berrak sular varken. Denizde yüzmek çok daha keyifli, özellikle böyle güzel koylar varken.
Tekne turu sırasında Kızılada, Tavşan Adası gibi diğer popüler noktaları da ziyaret ettik. Her koy farklı bir güzellik sunuyordu ama Akvaryum Koyu benim için en özeldi. Su altı dünyasını keşfetmek gerçekten büyüleyiciydi. Tekne turu gerçekten çok keyifliydi, her koyda farklı bir deneyim yaşadık. Özellikle Akvaryum Koyu'nda en uzun süre kaldık çünkü su o kadar güzeldi ki çıkmak istemedik.
Akvaryum Koyu hakkında daha detaylı bilgi için rehberimize göz atabilirsiniz.
Soğuk Su Koyu

12 Adalar tekne turu sırasında Soğuk Su Koyu'na da uğradık. Soğuk Su Koyu'na geldiğimde adının neden böyle olduğunu anladım. Deniz gerçekten çok soğuktu ama o kadar ferahlatıcıydı ki içine girmekten vazgeçemedim. Tekne demir attı, ben de hemen suya atladım. İlk anda biraz şok oldum ama sonra alıştım.
Soğuk denizden nefret ederim ama bu koydaki suyun öyle bir soğukluğu var ki insanı hapsediyor içine resmen. İki defa geri dönüp biraz daha takıldım, o kadar güzeldi. Koy çam ağaçlarıyla çevriliydi ve çok sakin bir atmosferi vardı. Gelen teknelerin gürültüsü hariç her şey mükemmeldi. Koyun doğal güzelliği gerçekten etkileyiciydi, özellikle çam ağaçlarının denizle birleştiği nokta çok güzeldi.
Deniz kestanelerine dikkat etmek gerekiyor, dikenleri fena uzun. Bu koyda yüzmek gerçekten harika bir deneyimdi. Özellikle sıcak yaz günlerinde bu soğuk su gerçekten ferahlatıcıydı. Bu yaz kano alıp çevredeki koylara gitmek istiyorum diye düşündüm, o kadar güzeldi ki. Koyun sakinliği ve doğal güzelliği gerçekten büyüleyiciydi.
Kayaköy

Yedinci gün Kayaköy'e gitmeye karar verdik. Kayaköy'e gittiğimde bu terk edilmiş köyün hüzünlü ama bir o kadar da etkileyici atmosferi beni çok etkiledi. Fethiye'ye yakın konumlanan Kayaköy, 1923'teki Nüfus Mübadelesi sonrası terk edilen ve Levissi olarak adlandırılan eski bir Rum köyü. Taş evleri, kiliseleri ve dar sokaklarıyla geçmişin izlerini taşıyor. "Hayalet köy" olarak da anılıyor.
Köyü gezerken tarihin derinliklerine yolculuk yapmış gibiydim. Kilise ve şapelleriyle açık hava müzesi gibiydi. Giriş için belirli bir ücret ödemeniz gerekiyor, MüzeKart ile giriş yapabiliyorsunuz. Köyün çevresinde yerel gözlemeciler ve restoranlar var, burada bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Köyü gezerken gerçekten hüzünlü bir atmosfer vardı, terk edilmiş evler ve kiliseler geçmişin izlerini taşıyordu. Köyün sokaklarında dolaşırken geçmişin izlerini görmek gerçekten etkileyiciydi. Taş evlerin içine bakmak, kiliseleri gezmek gerçekten duygulandırıcıydı. Bu kadar güzel bir yerin terk edilmiş olması gerçekten üzücü ama aynı zamanda bu hüzünlü atmosfer köye ayrı bir güzellik katıyordu.
Kayaköy'ü ziyaret etmek gerçekten etkileyici bir deneyimdi. Bu terk edilmiş köyün hüzünlü ama bir o kadar da büyüleyici atmosferi beni çok etkiledi. Taş evler, kiliseler ve dar sokaklar ile geçmişin izlerini taşıyor. Köyü gezerken gerçekten duygulandım, bu kadar güzel bir yerin terk edilmiş olması gerçekten üzücü. Fethiye villa kiralama konusunda araştırma yaparken bu bölgeyi de görmek istedim ve pişman olmadım. Hem tarih hem de doğa severler için ideal bir deneyim. Köyün çevresindeki doğal güzellikler de gerçekten görülmeye değer.
Kayaköy hakkında daha detaylı bilgi için rehberimize göz atabilirsiniz.
Çalış Plajı

Son gün Çalış Plajı'na gitmeye karar verdik. Çalış Plajı Fethiye merkeze en yakın plaj. Fethiye kiralık villa seçenekleri arasından seçtiğimiz yerden Çalış Plajı'na yaklaşık 20 km mesafedeydi. Yürüyerek veya dolmuşla gidebilirsiniz ama biz araçla gittik. Plaj çok uzun, yaklaşık 4 km, yürüyüş yapmak için ideal. Özellikle sabah erken saatlerde yürüyüş yapmak çok keyifliydi, hava serindi, kalabalık yoktu. Plajın uzunluğu gerçekten etkileyici, saatlerce yürüyebilirsiniz.
Plajda yüzebilir, güneşlenebilir, plaj kafelerinde oturabilirsiniz. Özellikle akşam saatlerinde gün batımı çok güzeldi. Plaj boyunca birçok restoran ve kafe var, gün boyu kalabilirsiniz. Plajın bir kısmı taşlı, bir kısmı kumlu, her zevke uygun bir alan var. Fethiye kiralık seçenekleri arasında Çalış bölgesi de var ve bu plaja yakın olmak gerçekten güzel bir avantaj. Plajdaki restoranlarda yemek yedik, fiyatlar makuldu ve yemekler lezzetliydi.
Çalış Plajı'nda özellikle akşam saatlerinde çok güzel bir atmosfer var. Gün batımını izlemek gerçekten muhteşemdi. Plaj boyunca yürüyüş yapmak da çok keyifliydi. Bu plaj Fethiye merkeze yakın olduğu için çok popüler ama yine de güzel bir deneyimdi. Özellikle akşam saatlerinde plaj çok daha güzel bir atmosfere sahip, gün batımı gerçekten görülmeye değer. Plajdaki restoranlarda akşam yemeği yedik, hem yemekler lezzetliydi hem de manzara muhteşemdi. Çalış Plajı gerçekten Fethiye'nin en güzel plajlarından biri ve kesinlikle görülmeye değer.
Sonuç
Fethiye'de geçirdiğim bu hafta gerçekten unutulmazdı. Ölüdeniz'in turkuaz sularından Babadağ'ın zirvesine, Kelebekler Vadisi'nin büyüleyici doğasından Kayaköy'ün tarihi dokusuna kadar her yer ayrı bir güzellikti. Fethiye kiralık villa seçenekleri arasından birini seçerek buradan çevreyi keşfetmek gerçekten harika bir deneyimdi. Her gün farklı bir yer keşfettik ve her biri ayrı bir deneyim sundu.
Villamızın konumu gerçekten iyiydi. Ölüdeniz plajına 4 km, havalimanına 62 km, otogara 7 km mesafedeydi. Restoran ve marketlere çok yakındık, bu da hayatımızı kolaylaştırdı. Özellikle sabah kahvaltı için marketten alışveriş yapmak çok kolaydı. Villada kendi yemeğimizi yapabiliyorduk, bu da hem ekonomik hem de keyifliydi. Ovacık kiralık villa seçenekleri de bulunuyor ve bu bölgede kalmak isterseniz çok güzel bir seçenek. Ovacık daha sakin bir bölge ve Ölüdeniz'e çok yakın. Eğer daha sakin bir tatil istiyorsanız Ovacık bölgesini tercih edebilirsiniz.
Bu bölgeyi tekrar ziyaret etmek istiyorum. Her gün farklı bir koy, farklı bir plaj keşfetmek mümkün. Doğa severler için gerçekten cennet gibi bir yer. Kumburnu'ndaki lagün, Belcekız'daki dalgalı deniz, Babadağ'daki manzara, Kelebekler Vadisi'ndeki şelale, Akvaryum Koyu'ndaki berrak sular, Soğuk Su Koyu'ndaki ferahlatıcı su, Kayaköy'deki tarih ve Çalış Plajı'ndaki gün batımı - hepsi ayrı bir deneyim sundu. Her biri kendine özgü bir güzelliğe sahip ve hepsi görülmeye değer. Fethiye'de geçirdiğimiz bu hafta gerçekten unutulmazdı ve burada keşfettiğimiz her yer bizi çok etkiledi. Bu bölgeyi tekrar ziyaret etmek için sabırsızlanıyoruz.
Eğer Fethiye'ye geliyorsanız, mutlaka bu yerleri görmenizi öneriyorum. Her biri ayrı bir deneyim sunuyor ve hepsi görülmeye değer. Villa kiralama konusunda da birçok seçenek var, hem Ölüdeniz hem de Ovacık tarafında güzel yerler bulabilirsiniz. Bizim deneyimimiz gerçekten harikaydı ve tekrar gelmek için sabırsızlanıyoruz. Fethiye gerçekten Türkiye'nin en güzel yerlerinden biri ve herkesin bir kere görmesi gereken bir yer. Burada geçirdiğimiz hafta boyunca her gün farklı bir güzellik keşfettik ve her biri bizi çok etkiledi. Fethiye'nin doğal güzellikleri, tarihi dokusu ve denizi gerçekten muhteşem. Buraya gelmek gerçekten harika bir deneyimdi ve kesinlikle tekrar gelmek istiyoruz.
